
Phase 1
Düz bir yolda ilerliyordu , yağmurlu bir gecede. Silecekler o kadar hızlı çalışıyordu ki artık alıştığından dolayı seslerini duymamaya başlamıştı. Saat 9.30 du ve yolda son sürat hızla giderken arabanın motor sesi bi o kadar da artmıştı. evet sürdüğü mustang idi 69 model gt500 siyah , bordo koltuklara sahipti. bütün hayatı boyunca hayalini kurduğu arabaya sahipti . dikiz aynasından polisin yaklaştığını gördü, heralde aşırı sürat için ceza kesecekti kendisine, ama düşündüğü o dakikada bu değildi. yanındaki kadının , çarptığı kadının , sevdiği kadının , ölmek üzere olan kadının son isteğini gerçekleştirmesi gerekiyordu. polisin yolunun üzerine çıkmasına onu engellemesine izin veremezdi şimdi. atlatabilecekmiydi onu acaba? atlatması gerekiyordu. direksiyona daha sıkı bir şekilde yapışıp gazı kökledi arabanın ileri atılmasıyla beraber ibre yükselmeye başladı . siren sesleri çok geride kaldı çok ama çok kısa bir süre sonra. rahatladı , artık onu durduracak bir engel kalmamıştı önünde. hayatını düşündü, yaşamını , yanındaki kadınla ilişkisinin başladığı yeri düşündü. yaklaşıyordu oraya. ona son bir daha baktı sevdiğini söledi son bir defa daha. yol umrunda değildi artık. elveda öpücüğünü verirken hayatına ve karısına, samimi bir gülümseme vardı suratında, şimdiki ve sonraki hayatta beraber olmanın getirdiği huzur gibi...
Phase 2
içindeki denizi dinliyordu tamda kapı gürültüyle açıldığında. gelen kimdi bilmiyordu , bir kadın olduğunu sesinden anlamıştı sadece, korkmamasın gerektiğini sölüyordu kadın ona . neden diye sorduğunda görmeyen gözleriyle ona bakarak kadının suratındaki sırıtışı anca hayal edebildi , yavaşça sokulduğunu hissetti kadının kendisine doğru, kulağına anlamadığı şeyler fısıldadı. sonra yanına yattı. bir elini kalbi üzerine koydu, atışını hissetti. elin temasıyla ürperdi bir an. bir soğuk yayıldı vücuduna onunla beraber neşe gelmişti içine. neşenin ve soğuğun bir arada nasıl varlıklarını sürdürebileceklerini düşünürken, tamda bunu düşündüğü anda, birden oluverdi işte. yatağında uzanmış değildi artık , düşündüğü gibi bulutların üstünde yada yerçekimsiz bir ortamda da değildi . ayakları yere basıyordu . sert bir zemine . kafasında beliren müziğin eşliğinde dans etmeye başladı. kadında onunla beraber dans ediyordu. bir bütün olmuşlardı artık. sonra başkaları da katıldı aralarına dans eden çiftler halinde. çok güzeldi herşey. birden kendine geldi sanki su yüzüne çarpılmış gibi. suratına dokundu, bir ıslaklık hissedemedi ama. gözlerini açtı, yandaki masadan bir sigara yaktı. müziğin sesini biraz daha açıp giysilerini giydi. tüpün gazını açarak ekmek kızartma makinesine gazete sıkıştırıp binadan dışarı çıktı.
Phase 3
fısıltılar
heryerde...
arkadaki seste ne?
rüzgar mı?
yaklaşıyorlar
hissedebiliyor yaklaştıklarını
yanındalar şimdi
sarmaya başladılar
burun deliklerinden çektiği nefesle beraber içine giriyorlar
ellerine bakıyor
kendi elleri değil
tırnakları uzamaya başladı
aynaya bakıyor
kendi yüzü değil
öncesinden giydiği maskelerden biri de değil
gözünü açıp kapıyor
değişiklik yok
fakat ayna değişmeye başlıyor
matrix mi acaba die düşünüyor
kafasını içeri sokuyor aynadan
öbür taraf çığlıklarla dolu
geri çekmeye çalışıyor kendisini
çıkamıyor
birden
sessizlik...
kendi sessizliği...
yaşamının sessizliği...
kulaklarım sağır mı oldu diye düşünüyor
hayır olmadı diye bir ses mi geldi?
ben mi yanlış duydum?
gene geldi aynı söz ama başka birisinden
tanrım deliriyorum galiba nerdeyim ben?
neden göremiyorum?
kaçmam lazım buradan
çıkış nerede?
birisi yaklaşıyor
tanıdık bir yüz
kendi yüzü
gülümsüyor
el ele tutuşup, ilerliyorlar
diğerlerini bulmak için...
Phase 4
oturduğu kayanın üstünden kalkıp koşmaya başladı. yeşil ve mavinin eşsiz uyumu vardı etrafında. doğanın sesi içindeki müzik dinleme duygusunu bastırmıştı. her adımında at kuyruğu yaptığı saçları zıplıyor ve ensesine çarpıyordu. nefes alıp verişi düzenli hareketleri atletikti. bir sporcunun nasılsa olması gerektiği gibi. fakat bugün kaslarını çalıştırmak için koşmuyordu, kendisi içindi herşey. ölüyordu, az evvel ofisinden çıktığı doktoru sölemişti bunu. her şey çok farklı gözükmeye başlamıştı gözüne. çevresinde insan yapımı bir direk dahi yoktu. derken çocuk sesleri gelmeye başladı çevreden. uzaktan gelen o ses bir araba vızıltısımıydı yoksa? yola atladı çocuklar, kendi gürültülerinden birşey duymuyorlardı. oysaki kadın önceden gördü ne olacağını. koştu çocuklara doğru. kenara çekti onları. Çocuklar aptal aptal baktılar kadına nooldu diye. Vızıltı gitmişti kulağından . yerine bi gürültü geldi....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder